Thursday, October 4, 2012

teze ağıt


citemış maytmış anlamadım.
aradım referansını  bulamadım.
denedim aynısını tutturamadım
içimi kuruttu bu doktora

run verdim bitmiyor.
yazdığım denklem tutmuyor.
gözlerimde uyku eksik olmuyor.
hataya küstürdü bu doktora

dedim dost kendin mukayet ol
kopi-peyst yapma, yaratıcı ol
jüriye karşı aman sakin ol
canıma yetti bu doktora


not: ben bitirdim, allah bitiremeyenlere sabır versin.

erhan ne yapmıştır - 6

Yıl yine 2012. Aslında 2011'de de yaptığım mallıklar var ama aklıma geldikçe yazıcam. Tannenbar'dayız. Adından yanlış anlayıp öyle bildiğimiz barlardan sanmayın. Okulun içinde, ucuza kahve çay içebileceğiniz bir mekan. Yabancılar çalışıyor genelde. Gidegele tanıdılar tabi. Hatta bi tane afrikalı abla ben daha kapıdan içeri yeni girdiğim gibi benim çayımı hazırlıyordu. Bazen de sıram gelince, hiçbirşey söylemeden sadece parayı uzatıyordum :) Fazla çay isteyen yok, bir de her gün içince göze batıyorsun.

Neyse, konuya dönelim. Konu aslında çay. Yine Altuğ'la beraber girmişiz içeri.Çay içicez. Bir afrikalı teyze var, sağolsun çok iyi bir insandır. Altuğ'la muhabbeti daha iyi ama ben de konuşurum kendisiyle. O gün ne oldu bilmiyorum ama laf lafı açtı ve konuşmaya başladık. Kenyalı olduğunu söyledi. Müslüman da olduğunu söylemişti galiba. Genelde böyle sohbetleri de Altuğ initiate eder. Kadın dedi siz Türkler çok çay içiyorsunuz galiba. Altuğ'da evet içeriz minvalında kafa salladı sanırım. Sonra da ya Altuğ sordu ya da teyze kendi söyledi:

"We drink a lot of tee". O ana kadar muhabbete çok dahil olmayan Erhan, teyzenin bu lafına karşın hemen birşey söyledi. Sizce bu lafa karşı Erhan nasıl bir tepki vermiştir?

A) Oh really, wow! We also drink a lot.
B) How much does it cost a cup of tea?
C) With or without sugar?
D) Define a lot.
E) It is really hot in there, isn't it a problem?

Geçen sorunun cevabı A. Yani bozuntuya vermeyip, erkekliğe de laf sürdürmeden bildiğin içmeye başladım içkiyi sanki özellikle sipariş vermiş gibi. Bi ondan yudum alıyom bi çaydan. arada bi yumurta yiyorum, bazen kendi mallığıma gülüyorum. Sonra tekrar bi ondan bi bundan. Zaten hepsini de içemedim. Bi halta benzemiyor nasıl içiyor insanlar çözemedim. Gerisini de hatırlamıyorum :b

Wednesday, October 3, 2012

erhan ne yapmıştır - 5

Yıl 2012. Erhan, haftasonu ata binmeye gidecektir. Ata erken gidildiği için kahvaltının da erken saatte yapılması gerekmiştir. Ama Erhan olayı daha da kastırıp, mal gibi delikanlılık yapıp ya dışarıda Kafe Schnaps'ta yaparız kahvaltıyı demiştir. Kafe Schnaps Altuğ ve Ercan'a yakın ama bana daha uzak bir lokasyondadır. Aslında buluşmak için karar verilen saat 9dur ama işte haftasonu moduna hemen giren bir Erhan için erken bir saattir. Sonuçta bi de yola çıkmak için daha da erken kalmak gerekmektir. Erken işte be, neyse.

O zamanlarda sağladığı müthiş zamanlama başarısı ile Altuğlar ile aynı anda gelmeyi başarmıştır. Burası self servis bir kafedir. Daha önce de sık sık geldiği bir mekandır ama bir süredir gelmediği için de menü isimlerini unutmuştur (arkadaş ama yani böyle garip garip isimler yani birbirine benziyor). Ercan sipariş verdikten sonra ben sipariş vermek için atılmışımdır. Amacım küçük bir kahvaltı ile sahanda yumurta almaktır. Kahvaltıya çay da dahildir. Lakin Kafi klein yerine, Kafi schnaps demiştir o sabah mahmurluğunda. Bir de üstüne çay demiştir. Kasiyer hiç oralı olmadan hazırlık yapmaya başlar. orayı açar, buradan birşey döker, oradan başka bir şey katar bardağa. Ben ise napıyo bu ya, ya da acaba başkasına için mi hazırlıyor demeye kalmadan kadın içine koyacağı başka birşeyi bana sorar. Ben de, nasıl ya ni bile diyemeden mal gibi, ja ja derim.

Uzatmayayım, kadın bana sabahın köründe içki hazırlamış olur. ben de bir elimde çay, diğer elimde sıcak schnaps ile dışarıda Altuğ'nun tuttuğu masaya giderim. Soru şu, Altuğ olm elindeki ne diye sorunca Erhan ne cevap vermiştir:

A) Özellikle siparişini verdim zaten. Bak huuup oh be, öhhö öhhö, çok güzelmiş. Ne güzel sabah sabah kendime geldim.
B) Ya yanlışlıkla söylemişim be. Sanane içerim içmem keyfimin kahyası mısın? Slk.
C) Yok ya bu içki değil, pekmez suyu. Yanımda getirmiştim de, rica ettim sıcak su. İçine atıp karıştırdım, isten mi biraz?
D) Çay? - Hayır diğer elindeki. Hee o mu, ya bu kimin ya. Acaba yanlışlıkla başkasınınkini mi aldım. Sorayım ben şunu bi içeriye bırakayım. Entschuldigung, was ist das? ist das was das ist? Haa ok, alles klar. Benimmiş :|
E) Öpüjem.


Geçen sorunun cevabı:

2010 yılında, yani iki sene önce o soruyu hazırladığımda cevabı belliydi:

A) Hiçbirşey olmamıştır.

Cevabı böyle olan bir soru içinde extra bir post yapmak da istememiştim o zaman ama aslında hep olağanüstü birşeyler olsun istiyordum içimden. Şu an aslında yine benzer bir durumdayım ama cevabımı değiştirmek istiyorum tam inanamasam da hala:

E) Hayat olağanüstü zaten.

erhan ne yapmıştır - 4

Yıl 2010 Son bir sene de erhanın başından üzücü, yorucu, bez-drable şeyler geçmiştir. Hayat onunla oyun mu oynuyordur diye düşünmüştür ama ses çıkarmamıştır sonra hayata işi düşer yine diye. Uzun bir maratondan sonra tezini bitirmiştir. Sunmuştur. Mezun olmuştur. Sonra şansı yaver gitmiş ve post-doc da bulmuştur. Gerçekten iyi bir yerdir. Ama istediği orası mıdır? Eski isteklerinin bir anlamı kalmış mıdır? Bilememektir ama sorgulamaya devam etmektir. Sorgulamak ise onun sinirlerini bozmaktadır. Ama sonra nedense olağanüstü birşey olmuştur. 

Ne olmuştur?

A) Aslında hiç bir şey olmamıştır.
B) İyi orta gol getirmiştir.
C) Vuvuzela sorununu GMRES ile çözmüştür.
D) Başka bir yerden daha teklif almıştır.
E) Hayat olağanüstü zaten.

Miray hepsini bilmişti, bence bu sefer tutturamaz. Kitabın arkasından sordum çünkü.

Geçen sorunun cevabı: A-B-C-D.

Motivasyonu yüksek tutmaya çalışıp tezin kabasını bitirmiştir. Gecesi gündüzüne karışmıştır. Beyni dönmüştür, başı dönmüş, midesi bulanmış, elleri tutmaz olmuştur. Hocadan biraz süre de almıştır ama bir şekilde halletmiştir işlerini (kendime not: bir daha doktora yapma). Panik atak da olmuştur doktora sonrasını halledemediği için. görünmez de olmuştur. aslında öyle sanıyordur, zira görünmezlik iksiri diye içtiği şey pekmezdir. E şıkkını yazdığı için heyecanlanmamıştır ama keşke soru iptal olsaydı diye çok düşünmüştür.

Şimdi oldu yıl 2012. yeni ne yapmıştırları ekleyeceğim yakında. o zaman bu sorunun cevabını da iki sene sonra vermiş olurum.

erhan ne yapmıştır - 3

Yıl 2009. Erhan tezini bitirmeye çalışmaktadır. Hiç ara vermeden ve çok az uyuyarak kodlama ve yazma işlerini yetiştirmesi gerekmektedir. Ama onun aklı başka yerdedir. Konsantrasyonunu yitirince de blog'una ilginç birşeyler yollayım bari düşüncesinden hareketle "erhan ne yapmıştır" tarzında bir olaya girer. Erhan aslında böyle biri işte, deme maksadındadır. Ama günler geçmeye başlayıp deadline yaklaşınca bizim Erhan'ı bir telaş alır. Bununla beraber, makaleden havasını alınca iyice kafası karışır.

Soru: Erhan ne yapmıştır?


A) Olsun abi, yaparım bitiririm ben bunu diye motivasyonunu yüksek tutmuştur.
B) Ulen hocadan extension mı istesek ne yapsak diye düşünmüştür
C)Tezle beraber post-doc konusunda pek ilerleme kaydedememesinden dolayı iyice panikleyip panik atak olmuştur.
D) Dünya ile iletişimini kesip, invisible olmayı tercih etmiştir ama blog'una entry yollayıp kendisi ile çelişmektedir.
E) İlk defa E şıkkı yazmaktadır, çok heyecanlanmıştır.

Bu soru da hata olabilir, ösym'e iptal eder mi acaba?

Geçen sorunun cevabı:

C) Kızla hiç oralı olmamıştır. Aklında, yanında getirdiği mp3 cd'sini bilgisayara takıp dinlemek vardır.

Kız o kadar sevecen ve cana yakındır. Yani Erhan, "Boşver ya interneti, sen işini bitir sonra çıkalım dolaşalım" dese, kız hemen gelecektir. Ama Erhan hı hı türküm he he diye kızı geçiştirmiştir (mallık 1). Kız kibarca iyi günler size demiştir - (ama içinden amma hödükmüş demiştir muhtemelen). Erhan internet explorer'ı açar. Sonra çantasından cd'yi çıkarır. Siemens Nixdorf bilgisayarın kasasına bakar cd-rom sürücüsü için. İlk baktığında göremez. Biraz daha bakar. Ya bu kasa alengirli biraz, başka bi tarafta olmasın der. Aranır, taranır bulamaz. Sonuç, cd sürücüsü yoktur(mallık 2). Allah'ın sopası yok işte böyle ders veriyor. Erhan hal ve hareketlerinden dolayı hayli (also highly) pişman olmuştur. Bir daha kütüphaneye gidemeyen Erhan, şehir merkezindeki alışveriş merkezinin (kaufhof) üst katındaki internet kafeye gitmeye başlamış (ki aynı kata daha önce de çıkmış ama bakar kör olduğu için eşşek kadar kafeyi görememiştir) ve beş beş saymıştır paraları..

erhan ne yapmıştır - 2

Yıl 2003. Erhan Almanya'da stajdadır. Arkadaşı Alp'in tavsiyesine uyup, şehir kütüphanesine üye olan Erhan böylece haftada bir rezarvasyon yaparak internet işini bedavaya getirecektir. İlk rezervasyonunu yapan Erhan, saatinden önce kütüphaneye gitmiştir. Ortam tahmin ettiği gibi değildir ama bir bilgisayar vardır sonuçta. Tam saatinde bilgisayarın yanına gider ama bilgisayarın başında bir kız vardır. Hoş bir kızdır. Erhan kızın mynet'te takıldığını görünce Türk olduğunu anlar. Lakin süresi 5 dakika geçtiği halde kız yerinden kalkmıyordur. Bunun devamında, kız siz de mi Türksünüz diyerek Erhan'ın Türk olduğunu anlamıştır (hemen de anlıyorlar ya).

Soru: Erhan şimdi ne yapmıştır?

A) "Evet ben de Türküm. Yeni geldim yabancıyım buralara. Hiç huyum değildir ama bana buraları gezdirirsen sevinirim. Hem sohbet de ederiz" demiştir.
B) Kızın aslında Excel kullanırken bir problem yaşadığını görüp ona yardım etmeye başlamıştır.
C) Kızla hiç oralı olmamıştır. Aklında, yanında getirdiği mp3 cd'sini bilgisayara takıp dinlemek vardır.
D) Ich bin kein Türke. Ich bin Italianer demiştir.

Geçen sorunu cevabı:

B) "Ya bu cilt kirli ben bunu Akın Bey'e vermem" demiştir.

Akın Bey'e kirli cilt veremem ben ya diye söylenen Erhan'a, Ali bey o zaman Koç Üniversitesinde'ki hocaya sen verirsin demiştir. Erhan kabul etmiştir. Yalınla ciltler değiş tokuş edillir (mallık 1). Sonra yalın bendeki eski cildi açar, lekeyi silgiyle siler - tez cillop gibi tertemiz olmuştur (mallık 2). İşte Erhan o an apışıp kalmıştır. Böyle hıyarzanım işte bazen.

erhan ne yapmıştır - 1

Yıl 2007.Bölümümüz eski asistanlarından Mehmet abi doktorasını bitirmiş ve tezlerinin dağıtılma sırası gelmiştir. Mehmet Abi, Denizli'ye döndüğünden, Ali bey Yalın'a ve bendeniz Erhan'a hoca assign etmiştir. Muhtemelen Yalın'ın arabası var diye ona Koç Üniversitesindeki hocayı, bana da Akın Bey'i söylemiştir. Vermesi gereken tezi alan Erhan, tezi açıp baktığında iç beyaz sayfada bir leke olduğunu görür.

Soru: Erhan bu durumda ne yapmıştır?

A) Akın Bey'in gözler iyi değil, farketmez diye düşünüp tezi elden vermiştir.
B) "Ya bu cilt kirli ben bunu Akın Bey'e vermem" demiştir.
C) Kiri temizlemeye çalışıp cildi berbat etmiştir. Sonra da apışıp kalmıştır.
D) Akın Bey'in posta kutusuna bırakıp kaçmıştır.

Soruların cevaplarını hep diğer sorularda vereceğim. O zamana kadar atış serbest.