- deadline'a bir hafta kala rapora başlanır.
- varsa daha önce birinden örnek bir kopya alınır yoksa (ki yok bende hiç olmadı) sıfırdan bir dosya açılır ve afilli bir isim ile kayıt edilir: final report
- dosyanın içi açılır ve fantazi bir kapak hazırlanır. isim hoca tarih böyle formatlı mormatlı oraya çizgi buraya güzel font gibi ayarlanır. bir gün böyle heba edilir. dosya save edilir.
- raporun başlıkları yazılır. başlıkların altı daha boştur. introduction kısmına öyle uyduruk bir kaç cümle yazılır. sonra internette gezilir, mailler kontrol edilir, gelen fıkralara "eki eki komikmiş" gibisinden reply'lar edilir. haberlere bakılır. foto galerileri, facebook, youtube takılınır.
-ondan sonra vicdan sızlamasından, rapora geri dönülür ama madem internetteyim- rapora şekilli bir kaç resim ekleyeyim denir. resim aranır bir gün. doğru düzgün bir şey bulunmaz. dandirik bir tane alınır kaydedilir, insert image'dan rapora eklenir.
- rapor yazılırken etraftaki insanlardan kulaktan dolma rapor bilgileri öğrenilir. yok mahmut raporu bitirmiş yok süheylanın ki 200 sayfaymış.
- panik olunur (aslında raporuna başlamış kimse yoktur ama herkes eş zamanlı olarak panikler)
- olayın ciddiyeti anlaşılır ve rapor yazılmaya başlanır. ama akla birşey gelmemektedir. başlıktan başlığa atlanır ama içerik bir türlü doldurulamaz.
- mouse taki tekerlek ile dosya aşağı yukarı durmadan scroll edilir (rapor tesliminden sonra parmaklarda bir ağrı olacaktır )
- yazılan birkaç cümle büyük fontla ve 1.5 paragrafla düzenlenir. tekrar scroll edilir. ya bu rapor aslında uzun yav - fena gitmiyo tarzında yanlış bir izlenim edinilmeye çalışılır. dosya başka bir isim ile kaydedilir nolur nolmaz diye: final report draft 1 (dosya silinse de bir kayıp yoktur aslında - yoktur birşey içinde)
- dosyanın içi açılır ve fantazi bir kapak hazırlanır. isim hoca tarih böyle formatlı mormatlı oraya çizgi buraya güzel font gibi ayarlanır. bir gün böyle heba edilir. dosya save edilir.
- raporun başlıkları yazılır. başlıkların altı daha boştur. introduction kısmına öyle uyduruk bir kaç cümle yazılır. sonra internette gezilir, mailler kontrol edilir, gelen fıkralara "eki eki komikmiş" gibisinden reply'lar edilir. haberlere bakılır. foto galerileri, facebook, youtube takılınır.
-ondan sonra vicdan sızlamasından, rapora geri dönülür ama madem internetteyim- rapora şekilli bir kaç resim ekleyeyim denir. resim aranır bir gün. doğru düzgün bir şey bulunmaz. dandirik bir tane alınır kaydedilir, insert image'dan rapora eklenir.
- rapor yazılırken etraftaki insanlardan kulaktan dolma rapor bilgileri öğrenilir. yok mahmut raporu bitirmiş yok süheylanın ki 200 sayfaymış.
- panik olunur (aslında raporuna başlamış kimse yoktur ama herkes eş zamanlı olarak panikler)
- olayın ciddiyeti anlaşılır ve rapor yazılmaya başlanır. ama akla birşey gelmemektedir. başlıktan başlığa atlanır ama içerik bir türlü doldurulamaz.
- mouse taki tekerlek ile dosya aşağı yukarı durmadan scroll edilir (rapor tesliminden sonra parmaklarda bir ağrı olacaktır )
- yazılan birkaç cümle büyük fontla ve 1.5 paragrafla düzenlenir. tekrar scroll edilir. ya bu rapor aslında uzun yav - fena gitmiyo tarzında yanlış bir izlenim edinilmeye çalışılır. dosya başka bir isim ile kaydedilir nolur nolmaz diye: final report draft 1 (dosya silinse de bir kayıp yoktur aslında - yoktur birşey içinde)
- son tarih yaklaşmaktadır ama ortada hala birşey yoktur. pc labında iken sağa sola bakılır. umutsuzca sağa sola bakan başkaları farkedilir.
- gözler oynamaya başlar kim ne yazmış diye. mümkünse yerden kalkılır, arkadaşlarının yanına eften püften soru sormak için gidilir. ağız çalışırken bir yandan, diğer taraftan gözler fel fecir olmaya başlar. eleman rapora ne yazmış, hangi web sayfaları açık dikkat edilir. eleman da kıllanır, ayaklanır ya bi işiyim der, kapatır oturumu falan. ama kişi vazgeçmez, diğerlerine de uğrar (ama o kendi bilgisayarının başında değil iken, başkaları da onun bilgilere bakar - ama arkadaş rahattır zira rapor da hala bişey yoktur). milletten öğrenilen bilgilere göre farklı dosyalar hazırlanıp, farklı isimler verilir.
- bu noktadan sonra herkes bir şekilde birbirinin raporunu dikizlemeye başlar. sonuçta herkesin raporu birbirine benzemeye başlayacaktır. buna içerik difüzyonu denir (bu tanımı şimdi uydurdum).
- internet, e book (bizim zamanımızda ne wikipedia vardı ne e-book, varsa yoksa sciencedirect) ne varsa hepsine saldırılır.
- artık resim kaydet, menüden ekle bırakılmıştır. direk copy paste yapılır.
- olay resmi de aşar, wikipedia, ne idüğü belirsiz ne kadar sayfa varsa aynen copy paste edilir. (bazı elemanlar fontların büyüklüğüne rengine falan dikkat etmez - biz asistanlar da cart diye sıfırı basarız ehe ehe)
- draft mraft gibi uyduruk isim verme olayları boş verilir. aynı dosyadan devam edilir. dosyanın sıçıp bozulma ihtimali ignore edilir. dosya corrupt olursa ki olur mutlaka - bir bilene yalvarılır. bu durumda ben genelde yavranılan olduğum için corruption ihtimalini kafamdan silerdim.
- gözler oynamaya başlar kim ne yazmış diye. mümkünse yerden kalkılır, arkadaşlarının yanına eften püften soru sormak için gidilir. ağız çalışırken bir yandan, diğer taraftan gözler fel fecir olmaya başlar. eleman rapora ne yazmış, hangi web sayfaları açık dikkat edilir. eleman da kıllanır, ayaklanır ya bi işiyim der, kapatır oturumu falan. ama kişi vazgeçmez, diğerlerine de uğrar (ama o kendi bilgisayarının başında değil iken, başkaları da onun bilgilere bakar - ama arkadaş rahattır zira rapor da hala bişey yoktur). milletten öğrenilen bilgilere göre farklı dosyalar hazırlanıp, farklı isimler verilir.
- bu noktadan sonra herkes bir şekilde birbirinin raporunu dikizlemeye başlar. sonuçta herkesin raporu birbirine benzemeye başlayacaktır. buna içerik difüzyonu denir (bu tanımı şimdi uydurdum).
- internet, e book (bizim zamanımızda ne wikipedia vardı ne e-book, varsa yoksa sciencedirect) ne varsa hepsine saldırılır.
- artık resim kaydet, menüden ekle bırakılmıştır. direk copy paste yapılır.
- olay resmi de aşar, wikipedia, ne idüğü belirsiz ne kadar sayfa varsa aynen copy paste edilir. (bazı elemanlar fontların büyüklüğüne rengine falan dikkat etmez - biz asistanlar da cart diye sıfırı basarız ehe ehe)
- draft mraft gibi uyduruk isim verme olayları boş verilir. aynı dosyadan devam edilir. dosyanın sıçıp bozulma ihtimali ignore edilir. dosya corrupt olursa ki olur mutlaka - bir bilene yalvarılır. bu durumda ben genelde yavranılan olduğum için corruption ihtimalini kafamdan silerdim.
- uyduruk bilgi sıkma olayı print alma zorunluluğu nedeniyle bitirilmelidir zira zaman geçmiş son saatlere girilmiştir. olay yeni dank eder.
-şimdi dilgilbisi kontrolüne geçilir. hatalar teker teker düzeltilir. color yerine colour, analyse yerine analyze önerilerine gıcık olunur ama birşey yapılamaz.
- düzeltmeler esnasında mesela "on the other hand" ya da "but" gibi kelimelerin çok sık yazıldığı farkedilir. worddeki eşanlamlı eklentisi ile kelimeler teker teker sağ tıklanır, furthermore, than again , ayrıca gibi kelimeler ile replace edilir.
- yanlışlıka yazılmış türkçe kelimeler, "ayrıca" gibi, yerine ingilizceleri yazılır mesela "on the other hand" :)
- dosya taranmasına taranmaktadır ama ancak yarısına gelinmiştir. dosyanın ikinci yarısı okunmaz zira vakit yoktur. yarıdan itibaran tekrar scroll edilir. yine benzer kelimeler görülür ama bu sefer o da sktr edilir. zira asistan baştan başlar okumaya da buraya kadar gelmez diye düşünlür (ama yanlış düşünülür nı ha ha (evil laugh) }:) - ya ne onun simgesi? )
- rapor pc-lab printerına gönderilir, ama nedense bugün printer biraz daha yavaş çalışmaktadır. hala hala, neden acaba? herkes aynı anda dosya yolluyor ondan olmasın
- akıllı olanlar memorystick ile basar gider fotokopiciye ve raporunu ordan çıkartır. memorystick'ine virüs bulaştırır :)
- daha akıllılar cd'ye yazar. ama gel gör ki fotokopicide ki cd okuyucu - okuma işlemi yerine daha çok dönerek gürültü yapma ve cd'yi ısıtma işlevini görür.
- en akıllılar ise raporunu çoktaaan yazıp, teslimatı yapmış. final sınavına çalışmaya başlamıştır (bu da çoooktaaaan)
- karambol bir şekilde aradan sıyrılarak alınan printler, "ya şeffaf dosyası olan var mı" sorularının ekosu içinde olan pc-labda, ya harbiden leitz (ya da kopyası olan diğer markalar) ile ya da zımba ile "son haline getirilir"
- submission için hoca aranır fellik fellik. ama hoca ya yerinde yoktur, ya da "ben toplamıyom gidin asistana verin" der. asistanın kim olduğundan bi haber öğrenci ya da öğrenci grubu bir şekilde asistanı aramaya başlar. bazen harbiden odadan ve hatta cepten arayıp yer sorarlar. bu senaryodaki asistan da nedense başka bir kampüste, alakasız büyük bir binanın garip guruk bir köşesinde ikamet etmektedir.
- çok nadir olarak rapor, evine gitmekte olan hocanın arabasına - araba hareket etmekte iken- hafif aralık olan ön koltuk penceresinden hareketli submit edilir. denenmiştir, bizati şahit olunmuştur (di mi musti :))
- taksime gidip kafa çekilir.
alınacak dersler:
- alınacak bir sürü ders vardır ama öğrenci ders almaz. benzer şeyleri diğer dönem de yaşar. hatta aynı dönemde, başka dersler için de yaşar.
felsefi çıkarım:
-şimdi dilgilbisi kontrolüne geçilir. hatalar teker teker düzeltilir. color yerine colour, analyse yerine analyze önerilerine gıcık olunur ama birşey yapılamaz.
- düzeltmeler esnasında mesela "on the other hand" ya da "but" gibi kelimelerin çok sık yazıldığı farkedilir. worddeki eşanlamlı eklentisi ile kelimeler teker teker sağ tıklanır, furthermore, than again , ayrıca gibi kelimeler ile replace edilir.
- yanlışlıka yazılmış türkçe kelimeler, "ayrıca" gibi, yerine ingilizceleri yazılır mesela "on the other hand" :)
- dosya taranmasına taranmaktadır ama ancak yarısına gelinmiştir. dosyanın ikinci yarısı okunmaz zira vakit yoktur. yarıdan itibaran tekrar scroll edilir. yine benzer kelimeler görülür ama bu sefer o da sktr edilir. zira asistan baştan başlar okumaya da buraya kadar gelmez diye düşünlür (ama yanlış düşünülür nı ha ha (evil laugh) }:) - ya ne onun simgesi? )
- rapor pc-lab printerına gönderilir, ama nedense bugün printer biraz daha yavaş çalışmaktadır. hala hala, neden acaba? herkes aynı anda dosya yolluyor ondan olmasın
- akıllı olanlar memorystick ile basar gider fotokopiciye ve raporunu ordan çıkartır. memorystick'ine virüs bulaştırır :)
- daha akıllılar cd'ye yazar. ama gel gör ki fotokopicide ki cd okuyucu - okuma işlemi yerine daha çok dönerek gürültü yapma ve cd'yi ısıtma işlevini görür.
- en akıllılar ise raporunu çoktaaan yazıp, teslimatı yapmış. final sınavına çalışmaya başlamıştır (bu da çoooktaaaan)
- karambol bir şekilde aradan sıyrılarak alınan printler, "ya şeffaf dosyası olan var mı" sorularının ekosu içinde olan pc-labda, ya harbiden leitz (ya da kopyası olan diğer markalar) ile ya da zımba ile "son haline getirilir"
- submission için hoca aranır fellik fellik. ama hoca ya yerinde yoktur, ya da "ben toplamıyom gidin asistana verin" der. asistanın kim olduğundan bi haber öğrenci ya da öğrenci grubu bir şekilde asistanı aramaya başlar. bazen harbiden odadan ve hatta cepten arayıp yer sorarlar. bu senaryodaki asistan da nedense başka bir kampüste, alakasız büyük bir binanın garip guruk bir köşesinde ikamet etmektedir.
- çok nadir olarak rapor, evine gitmekte olan hocanın arabasına - araba hareket etmekte iken- hafif aralık olan ön koltuk penceresinden hareketli submit edilir. denenmiştir, bizati şahit olunmuştur (di mi musti :))
- taksime gidip kafa çekilir.
alınacak dersler:
- alınacak bir sürü ders vardır ama öğrenci ders almaz. benzer şeyleri diğer dönem de yaşar. hatta aynı dönemde, başka dersler için de yaşar.
felsefi çıkarım:
bu kadar balık beyinli olunur mu - olunur. hepimiz olduk az cok. başka çıkarım yok.
not: özellikle boğaziçili türkçesi ile yazılmıştır. iyi halt edilmiştir :b ama arada ikamet etmek gibisinden kelimeler de kullanılmıştır. ikilemeler ile tasvir güçlendirilmiştir.
not: özellikle boğaziçili türkçesi ile yazılmıştır. iyi halt edilmiştir :b ama arada ikamet etmek gibisinden kelimeler de kullanılmıştır. ikilemeler ile tasvir güçlendirilmiştir.
No comments:
Post a Comment