Thursday, October 4, 2012
teze ağıt
citemış maytmış anlamadım.
aradım referansını bulamadım.
denedim aynısını tutturamadım
içimi kuruttu bu doktora
run verdim bitmiyor.
yazdığım denklem tutmuyor.
gözlerimde uyku eksik olmuyor.
hataya küstürdü bu doktora
dedim dost kendin mukayet ol
kopi-peyst yapma, yaratıcı ol
jüriye karşı aman sakin ol
canıma yetti bu doktora
not: ben bitirdim, allah bitiremeyenlere sabır versin.
erhan ne yapmıştır - 6
Yıl yine 2012. Aslında 2011'de de yaptığım mallıklar var ama aklıma geldikçe yazıcam. Tannenbar'dayız. Adından yanlış anlayıp öyle bildiğimiz barlardan sanmayın. Okulun içinde, ucuza kahve çay içebileceğiniz bir mekan. Yabancılar çalışıyor genelde. Gidegele tanıdılar tabi. Hatta bi tane afrikalı abla ben daha kapıdan içeri yeni girdiğim gibi benim çayımı hazırlıyordu. Bazen de sıram gelince, hiçbirşey söylemeden sadece parayı uzatıyordum :) Fazla çay isteyen yok, bir de her gün içince göze batıyorsun.
Neyse, konuya dönelim. Konu aslında çay. Yine Altuğ'la beraber girmişiz içeri.Çay içicez. Bir afrikalı teyze var, sağolsun çok iyi bir insandır. Altuğ'la muhabbeti daha iyi ama ben de konuşurum kendisiyle. O gün ne oldu bilmiyorum ama laf lafı açtı ve konuşmaya başladık. Kenyalı olduğunu söyledi. Müslüman da olduğunu söylemişti galiba. Genelde böyle sohbetleri de Altuğ initiate eder. Kadın dedi siz Türkler çok çay içiyorsunuz galiba. Altuğ'da evet içeriz minvalında kafa salladı sanırım. Sonra da ya Altuğ sordu ya da teyze kendi söyledi:
"We drink a lot of tee". O ana kadar muhabbete çok dahil olmayan Erhan, teyzenin bu lafına karşın hemen birşey söyledi. Sizce bu lafa karşı Erhan nasıl bir tepki vermiştir?
A) Oh really, wow! We also drink a lot.
B) How much does it cost a cup of tea?
C) With or without sugar?
D) Define a lot.
E) It is really hot in there, isn't it a problem?
Geçen sorunun cevabı A. Yani bozuntuya vermeyip, erkekliğe de laf sürdürmeden bildiğin içmeye başladım içkiyi sanki özellikle sipariş vermiş gibi. Bi ondan yudum alıyom bi çaydan. arada bi yumurta yiyorum, bazen kendi mallığıma gülüyorum. Sonra tekrar bi ondan bi bundan. Zaten hepsini de içemedim. Bi halta benzemiyor nasıl içiyor insanlar çözemedim. Gerisini de hatırlamıyorum :b
Neyse, konuya dönelim. Konu aslında çay. Yine Altuğ'la beraber girmişiz içeri.Çay içicez. Bir afrikalı teyze var, sağolsun çok iyi bir insandır. Altuğ'la muhabbeti daha iyi ama ben de konuşurum kendisiyle. O gün ne oldu bilmiyorum ama laf lafı açtı ve konuşmaya başladık. Kenyalı olduğunu söyledi. Müslüman da olduğunu söylemişti galiba. Genelde böyle sohbetleri de Altuğ initiate eder. Kadın dedi siz Türkler çok çay içiyorsunuz galiba. Altuğ'da evet içeriz minvalında kafa salladı sanırım. Sonra da ya Altuğ sordu ya da teyze kendi söyledi:
"We drink a lot of tee". O ana kadar muhabbete çok dahil olmayan Erhan, teyzenin bu lafına karşın hemen birşey söyledi. Sizce bu lafa karşı Erhan nasıl bir tepki vermiştir?
A) Oh really, wow! We also drink a lot.
B) How much does it cost a cup of tea?
C) With or without sugar?
D) Define a lot.
E) It is really hot in there, isn't it a problem?
Geçen sorunun cevabı A. Yani bozuntuya vermeyip, erkekliğe de laf sürdürmeden bildiğin içmeye başladım içkiyi sanki özellikle sipariş vermiş gibi. Bi ondan yudum alıyom bi çaydan. arada bi yumurta yiyorum, bazen kendi mallığıma gülüyorum. Sonra tekrar bi ondan bi bundan. Zaten hepsini de içemedim. Bi halta benzemiyor nasıl içiyor insanlar çözemedim. Gerisini de hatırlamıyorum :b
Wednesday, October 3, 2012
erhan ne yapmıştır - 5
Yıl 2012. Erhan, haftasonu ata binmeye gidecektir. Ata erken gidildiği için kahvaltının da erken saatte yapılması gerekmiştir. Ama Erhan olayı daha da kastırıp, mal gibi delikanlılık yapıp ya dışarıda Kafe Schnaps'ta yaparız kahvaltıyı demiştir. Kafe Schnaps Altuğ ve Ercan'a yakın ama bana daha uzak bir lokasyondadır. Aslında buluşmak için karar verilen saat 9dur ama işte haftasonu moduna hemen giren bir Erhan için erken bir saattir. Sonuçta bi de yola çıkmak için daha da erken kalmak gerekmektir. Erken işte be, neyse.
O zamanlarda sağladığı müthiş zamanlama başarısı ile Altuğlar ile aynı anda gelmeyi başarmıştır. Burası self servis bir kafedir. Daha önce de sık sık geldiği bir mekandır ama bir süredir gelmediği için de menü isimlerini unutmuştur (arkadaş ama yani böyle garip garip isimler yani birbirine benziyor). Ercan sipariş verdikten sonra ben sipariş vermek için atılmışımdır. Amacım küçük bir kahvaltı ile sahanda yumurta almaktır. Kahvaltıya çay da dahildir. Lakin Kafi klein yerine, Kafi schnaps demiştir o sabah mahmurluğunda. Bir de üstüne çay demiştir. Kasiyer hiç oralı olmadan hazırlık yapmaya başlar. orayı açar, buradan birşey döker, oradan başka bir şey katar bardağa. Ben ise napıyo bu ya, ya da acaba başkasına için mi hazırlıyor demeye kalmadan kadın içine koyacağı başka birşeyi bana sorar. Ben de, nasıl ya ni bile diyemeden mal gibi, ja ja derim.
Uzatmayayım, kadın bana sabahın köründe içki hazırlamış olur. ben de bir elimde çay, diğer elimde sıcak schnaps ile dışarıda Altuğ'nun tuttuğu masaya giderim. Soru şu, Altuğ olm elindeki ne diye sorunca Erhan ne cevap vermiştir:
A) Özellikle siparişini verdim zaten. Bak huuup oh be, öhhö öhhö, çok güzelmiş. Ne güzel sabah sabah kendime geldim.
B) Ya yanlışlıkla söylemişim be. Sanane içerim içmem keyfimin kahyası mısın? Slk.
C) Yok ya bu içki değil, pekmez suyu. Yanımda getirmiştim de, rica ettim sıcak su. İçine atıp karıştırdım, isten mi biraz?
D) Çay? - Hayır diğer elindeki. Hee o mu, ya bu kimin ya. Acaba yanlışlıkla başkasınınkini mi aldım. Sorayım ben şunu bi içeriye bırakayım. Entschuldigung, was ist das? ist das was das ist? Haa ok, alles klar. Benimmiş :|
E) Öpüjem.
Geçen sorunun cevabı:
O zamanlarda sağladığı müthiş zamanlama başarısı ile Altuğlar ile aynı anda gelmeyi başarmıştır. Burası self servis bir kafedir. Daha önce de sık sık geldiği bir mekandır ama bir süredir gelmediği için de menü isimlerini unutmuştur (arkadaş ama yani böyle garip garip isimler yani birbirine benziyor). Ercan sipariş verdikten sonra ben sipariş vermek için atılmışımdır. Amacım küçük bir kahvaltı ile sahanda yumurta almaktır. Kahvaltıya çay da dahildir. Lakin Kafi klein yerine, Kafi schnaps demiştir o sabah mahmurluğunda. Bir de üstüne çay demiştir. Kasiyer hiç oralı olmadan hazırlık yapmaya başlar. orayı açar, buradan birşey döker, oradan başka bir şey katar bardağa. Ben ise napıyo bu ya, ya da acaba başkasına için mi hazırlıyor demeye kalmadan kadın içine koyacağı başka birşeyi bana sorar. Ben de, nasıl ya ni bile diyemeden mal gibi, ja ja derim.
Uzatmayayım, kadın bana sabahın köründe içki hazırlamış olur. ben de bir elimde çay, diğer elimde sıcak schnaps ile dışarıda Altuğ'nun tuttuğu masaya giderim. Soru şu, Altuğ olm elindeki ne diye sorunca Erhan ne cevap vermiştir:
A) Özellikle siparişini verdim zaten. Bak huuup oh be, öhhö öhhö, çok güzelmiş. Ne güzel sabah sabah kendime geldim.
B) Ya yanlışlıkla söylemişim be. Sanane içerim içmem keyfimin kahyası mısın? Slk.
C) Yok ya bu içki değil, pekmez suyu. Yanımda getirmiştim de, rica ettim sıcak su. İçine atıp karıştırdım, isten mi biraz?
D) Çay? - Hayır diğer elindeki. Hee o mu, ya bu kimin ya. Acaba yanlışlıkla başkasınınkini mi aldım. Sorayım ben şunu bi içeriye bırakayım. Entschuldigung, was ist das? ist das was das ist? Haa ok, alles klar. Benimmiş :|
E) Öpüjem.
Geçen sorunun cevabı:
2010 yılında, yani iki sene önce o soruyu hazırladığımda cevabı belliydi:
A) Hiçbirşey olmamıştır.
Cevabı böyle olan bir soru içinde extra bir post yapmak da istememiştim o zaman ama aslında hep olağanüstü birşeyler olsun istiyordum içimden. Şu an aslında yine benzer bir durumdayım ama cevabımı değiştirmek istiyorum tam inanamasam da hala:
E) Hayat olağanüstü zaten.
A) Hiçbirşey olmamıştır.
Cevabı böyle olan bir soru içinde extra bir post yapmak da istememiştim o zaman ama aslında hep olağanüstü birşeyler olsun istiyordum içimden. Şu an aslında yine benzer bir durumdayım ama cevabımı değiştirmek istiyorum tam inanamasam da hala:
E) Hayat olağanüstü zaten.
erhan ne yapmıştır - 4
Yıl 2010 Son bir sene de erhanın başından üzücü, yorucu, bez-drable şeyler geçmiştir. Hayat onunla oyun mu oynuyordur diye düşünmüştür ama ses çıkarmamıştır sonra hayata işi düşer yine diye. Uzun bir maratondan sonra tezini bitirmiştir. Sunmuştur. Mezun olmuştur. Sonra şansı yaver gitmiş ve post-doc da bulmuştur. Gerçekten iyi bir yerdir. Ama istediği orası mıdır? Eski isteklerinin bir anlamı kalmış mıdır? Bilememektir ama sorgulamaya devam etmektir. Sorgulamak ise onun sinirlerini bozmaktadır. Ama sonra nedense olağanüstü birşey olmuştur.
Ne olmuştur?
A) Aslında hiç bir şey olmamıştır.
B) İyi orta gol getirmiştir.
C) Vuvuzela sorununu GMRES ile çözmüştür.
D) Başka bir yerden daha teklif almıştır.
E) Hayat olağanüstü zaten.
Miray hepsini bilmişti, bence bu sefer tutturamaz. Kitabın arkasından sordum çünkü.
Geçen sorunun cevabı: A-B-C-D.
Motivasyonu yüksek tutmaya çalışıp tezin kabasını bitirmiştir. Gecesi gündüzüne karışmıştır. Beyni dönmüştür, başı dönmüş, midesi bulanmış, elleri tutmaz olmuştur. Hocadan biraz süre de almıştır ama bir şekilde halletmiştir işlerini (kendime not: bir daha doktora yapma). Panik atak da olmuştur doktora sonrasını halledemediği için. görünmez de olmuştur. aslında öyle sanıyordur, zira görünmezlik iksiri diye içtiği şey pekmezdir. E şıkkını yazdığı için heyecanlanmamıştır ama keşke soru iptal olsaydı diye çok düşünmüştür.
Şimdi oldu yıl 2012. yeni ne yapmıştırları ekleyeceğim yakında. o zaman bu sorunun cevabını da iki sene sonra vermiş olurum.
A) Aslında hiç bir şey olmamıştır.
B) İyi orta gol getirmiştir.
C) Vuvuzela sorununu GMRES ile çözmüştür.
D) Başka bir yerden daha teklif almıştır.
E) Hayat olağanüstü zaten.
Miray hepsini bilmişti, bence bu sefer tutturamaz. Kitabın arkasından sordum çünkü.
Geçen sorunun cevabı: A-B-C-D.
Motivasyonu yüksek tutmaya çalışıp tezin kabasını bitirmiştir. Gecesi gündüzüne karışmıştır. Beyni dönmüştür, başı dönmüş, midesi bulanmış, elleri tutmaz olmuştur. Hocadan biraz süre de almıştır ama bir şekilde halletmiştir işlerini (kendime not: bir daha doktora yapma). Panik atak da olmuştur doktora sonrasını halledemediği için. görünmez de olmuştur. aslında öyle sanıyordur, zira görünmezlik iksiri diye içtiği şey pekmezdir. E şıkkını yazdığı için heyecanlanmamıştır ama keşke soru iptal olsaydı diye çok düşünmüştür.
Şimdi oldu yıl 2012. yeni ne yapmıştırları ekleyeceğim yakında. o zaman bu sorunun cevabını da iki sene sonra vermiş olurum.
erhan ne yapmıştır - 3
Yıl 2009. Erhan tezini bitirmeye çalışmaktadır. Hiç ara vermeden ve çok az uyuyarak kodlama ve yazma işlerini yetiştirmesi gerekmektedir. Ama onun aklı başka yerdedir. Konsantrasyonunu yitirince de blog'una ilginç birşeyler yollayım bari düşüncesinden hareketle "erhan ne yapmıştır" tarzında bir olaya girer. Erhan aslında böyle biri işte, deme maksadındadır. Ama günler geçmeye başlayıp deadline yaklaşınca bizim Erhan'ı bir telaş alır. Bununla beraber, makaleden havasını alınca iyice kafası karışır.
Soru: Erhan ne yapmıştır?
A) Olsun abi, yaparım bitiririm ben bunu diye motivasyonunu yüksek tutmuştur.
B) Ulen hocadan extension mı istesek ne yapsak diye düşünmüştür
C)Tezle beraber post-doc konusunda pek ilerleme kaydedememesinden dolayı iyice panikleyip panik atak olmuştur.
D) Dünya ile iletişimini kesip, invisible olmayı tercih etmiştir ama blog'una entry yollayıp kendisi ile çelişmektedir.
E) İlk defa E şıkkı yazmaktadır, çok heyecanlanmıştır.
Bu soru da hata olabilir, ösym'e iptal eder mi acaba?
Geçen sorunun cevabı:
Soru: Erhan ne yapmıştır?
A) Olsun abi, yaparım bitiririm ben bunu diye motivasyonunu yüksek tutmuştur.
B) Ulen hocadan extension mı istesek ne yapsak diye düşünmüştür
C)Tezle beraber post-doc konusunda pek ilerleme kaydedememesinden dolayı iyice panikleyip panik atak olmuştur.
D) Dünya ile iletişimini kesip, invisible olmayı tercih etmiştir ama blog'una entry yollayıp kendisi ile çelişmektedir.
E) İlk defa E şıkkı yazmaktadır, çok heyecanlanmıştır.
Bu soru da hata olabilir, ösym'e iptal eder mi acaba?
Geçen sorunun cevabı:
C) Kızla hiç oralı olmamıştır. Aklında, yanında getirdiği mp3 cd'sini bilgisayara takıp dinlemek vardır.
Kız o kadar sevecen ve cana yakındır. Yani Erhan, "Boşver ya interneti, sen işini bitir sonra çıkalım dolaşalım" dese, kız hemen gelecektir. Ama Erhan hı hı türküm he he diye kızı geçiştirmiştir (mallık 1). Kız kibarca iyi günler size demiştir - (ama içinden amma hödükmüş demiştir muhtemelen). Erhan internet explorer'ı açar. Sonra çantasından cd'yi çıkarır. Siemens Nixdorf bilgisayarın kasasına bakar cd-rom sürücüsü için. İlk baktığında göremez. Biraz daha bakar. Ya bu kasa alengirli biraz, başka bi tarafta olmasın der. Aranır, taranır bulamaz. Sonuç, cd sürücüsü yoktur(mallık 2). Allah'ın sopası yok işte böyle ders veriyor. Erhan hal ve hareketlerinden dolayı hayli (also highly) pişman olmuştur. Bir daha kütüphaneye gidemeyen Erhan, şehir merkezindeki alışveriş merkezinin (kaufhof) üst katındaki internet kafeye gitmeye başlamış (ki aynı kata daha önce de çıkmış ama bakar kör olduğu için eşşek kadar kafeyi görememiştir) ve beş beş saymıştır paraları..
Kız o kadar sevecen ve cana yakındır. Yani Erhan, "Boşver ya interneti, sen işini bitir sonra çıkalım dolaşalım" dese, kız hemen gelecektir. Ama Erhan hı hı türküm he he diye kızı geçiştirmiştir (mallık 1). Kız kibarca iyi günler size demiştir - (ama içinden amma hödükmüş demiştir muhtemelen). Erhan internet explorer'ı açar. Sonra çantasından cd'yi çıkarır. Siemens Nixdorf bilgisayarın kasasına bakar cd-rom sürücüsü için. İlk baktığında göremez. Biraz daha bakar. Ya bu kasa alengirli biraz, başka bi tarafta olmasın der. Aranır, taranır bulamaz. Sonuç, cd sürücüsü yoktur(mallık 2). Allah'ın sopası yok işte böyle ders veriyor. Erhan hal ve hareketlerinden dolayı hayli (also highly) pişman olmuştur. Bir daha kütüphaneye gidemeyen Erhan, şehir merkezindeki alışveriş merkezinin (kaufhof) üst katındaki internet kafeye gitmeye başlamış (ki aynı kata daha önce de çıkmış ama bakar kör olduğu için eşşek kadar kafeyi görememiştir) ve beş beş saymıştır paraları..
erhan ne yapmıştır - 2
Yıl 2003. Erhan Almanya'da stajdadır. Arkadaşı Alp'in tavsiyesine uyup, şehir kütüphanesine üye olan Erhan böylece haftada bir rezarvasyon yaparak internet işini bedavaya getirecektir. İlk rezervasyonunu yapan Erhan, saatinden önce kütüphaneye gitmiştir. Ortam tahmin ettiği gibi değildir ama bir bilgisayar vardır sonuçta. Tam saatinde bilgisayarın yanına gider ama bilgisayarın başında bir kız vardır. Hoş bir kızdır. Erhan kızın mynet'te takıldığını görünce Türk olduğunu anlar. Lakin süresi 5 dakika geçtiği halde kız yerinden kalkmıyordur. Bunun devamında, kız siz de mi Türksünüz diyerek Erhan'ın Türk olduğunu anlamıştır (hemen de anlıyorlar ya).
Soru: Erhan şimdi ne yapmıştır?
A) "Evet ben de Türküm. Yeni geldim yabancıyım buralara. Hiç huyum değildir ama bana buraları gezdirirsen sevinirim. Hem sohbet de ederiz" demiştir.
B) Kızın aslında Excel kullanırken bir problem yaşadığını görüp ona yardım etmeye başlamıştır.
C) Kızla hiç oralı olmamıştır. Aklında, yanında getirdiği mp3 cd'sini bilgisayara takıp dinlemek vardır.
D) Ich bin kein Türke. Ich bin Italianer demiştir.
Geçen sorunu cevabı:
B) "Ya bu cilt kirli ben bunu Akın Bey'e vermem" demiştir.
Akın Bey'e kirli cilt veremem ben ya diye söylenen Erhan'a, Ali bey o zaman Koç Üniversitesinde'ki hocaya sen verirsin demiştir. Erhan kabul etmiştir. Yalınla ciltler değiş tokuş edillir (mallık 1). Sonra yalın bendeki eski cildi açar, lekeyi silgiyle siler - tez cillop gibi tertemiz olmuştur (mallık 2). İşte Erhan o an apışıp kalmıştır. Böyle hıyarzanım işte bazen.
Soru: Erhan şimdi ne yapmıştır?
A) "Evet ben de Türküm. Yeni geldim yabancıyım buralara. Hiç huyum değildir ama bana buraları gezdirirsen sevinirim. Hem sohbet de ederiz" demiştir.
B) Kızın aslında Excel kullanırken bir problem yaşadığını görüp ona yardım etmeye başlamıştır.
C) Kızla hiç oralı olmamıştır. Aklında, yanında getirdiği mp3 cd'sini bilgisayara takıp dinlemek vardır.
D) Ich bin kein Türke. Ich bin Italianer demiştir.
Geçen sorunu cevabı:
B) "Ya bu cilt kirli ben bunu Akın Bey'e vermem" demiştir.
Akın Bey'e kirli cilt veremem ben ya diye söylenen Erhan'a, Ali bey o zaman Koç Üniversitesinde'ki hocaya sen verirsin demiştir. Erhan kabul etmiştir. Yalınla ciltler değiş tokuş edillir (mallık 1). Sonra yalın bendeki eski cildi açar, lekeyi silgiyle siler - tez cillop gibi tertemiz olmuştur (mallık 2). İşte Erhan o an apışıp kalmıştır. Böyle hıyarzanım işte bazen.
erhan ne yapmıştır - 1
Yıl 2007.Bölümümüz eski asistanlarından Mehmet abi doktorasını bitirmiş ve tezlerinin dağıtılma sırası gelmiştir. Mehmet Abi, Denizli'ye döndüğünden, Ali bey Yalın'a ve bendeniz Erhan'a hoca assign etmiştir. Muhtemelen Yalın'ın arabası var diye ona Koç Üniversitesindeki hocayı, bana da Akın Bey'i söylemiştir. Vermesi gereken tezi alan Erhan, tezi açıp baktığında iç beyaz sayfada bir leke olduğunu görür.
Soru: Erhan bu durumda ne yapmıştır?
A) Akın Bey'in gözler iyi değil, farketmez diye düşünüp tezi elden vermiştir.
B) "Ya bu cilt kirli ben bunu Akın Bey'e vermem" demiştir.
C) Kiri temizlemeye çalışıp cildi berbat etmiştir. Sonra da apışıp kalmıştır.
D) Akın Bey'in posta kutusuna bırakıp kaçmıştır.
Soruların cevaplarını hep diğer sorularda vereceğim. O zamana kadar atış serbest.
Soru: Erhan bu durumda ne yapmıştır?
A) Akın Bey'in gözler iyi değil, farketmez diye düşünüp tezi elden vermiştir.
B) "Ya bu cilt kirli ben bunu Akın Bey'e vermem" demiştir.
C) Kiri temizlemeye çalışıp cildi berbat etmiştir. Sonra da apışıp kalmıştır.
D) Akın Bey'in posta kutusuna bırakıp kaçmıştır.
Soruların cevaplarını hep diğer sorularda vereceğim. O zamana kadar atış serbest.
Thursday, August 9, 2012
rapor yazımı
rapor yazımında öğrencilerin yaşadığı processi anlatayım dedim. kendimi üste çıkarmak için söylemiyorum, beni tanıyanlar zaten bilir, burdaki olay beni anlatmamaktadır (tabi bazı kısımları bana da uyuyor - inkar edemem) ama öğrencilerin 90% bu kalıba uyar. olay genel olarak şu şekilde ceryan eder.
- deadline'a bir hafta kala rapora başlanır.
- deadline'a bir hafta kala rapora başlanır.
- varsa daha önce birinden örnek bir kopya alınır yoksa (ki yok bende hiç olmadı) sıfırdan bir dosya açılır ve afilli bir isim ile kayıt edilir: final report
- dosyanın içi açılır ve fantazi bir kapak hazırlanır. isim hoca tarih böyle formatlı mormatlı oraya çizgi buraya güzel font gibi ayarlanır. bir gün böyle heba edilir. dosya save edilir.
- raporun başlıkları yazılır. başlıkların altı daha boştur. introduction kısmına öyle uyduruk bir kaç cümle yazılır. sonra internette gezilir, mailler kontrol edilir, gelen fıkralara "eki eki komikmiş" gibisinden reply'lar edilir. haberlere bakılır. foto galerileri, facebook, youtube takılınır.
-ondan sonra vicdan sızlamasından, rapora geri dönülür ama madem internetteyim- rapora şekilli bir kaç resim ekleyeyim denir. resim aranır bir gün. doğru düzgün bir şey bulunmaz. dandirik bir tane alınır kaydedilir, insert image'dan rapora eklenir.
- rapor yazılırken etraftaki insanlardan kulaktan dolma rapor bilgileri öğrenilir. yok mahmut raporu bitirmiş yok süheylanın ki 200 sayfaymış.
- panik olunur (aslında raporuna başlamış kimse yoktur ama herkes eş zamanlı olarak panikler)
- olayın ciddiyeti anlaşılır ve rapor yazılmaya başlanır. ama akla birşey gelmemektedir. başlıktan başlığa atlanır ama içerik bir türlü doldurulamaz.
- mouse taki tekerlek ile dosya aşağı yukarı durmadan scroll edilir (rapor tesliminden sonra parmaklarda bir ağrı olacaktır )
- yazılan birkaç cümle büyük fontla ve 1.5 paragrafla düzenlenir. tekrar scroll edilir. ya bu rapor aslında uzun yav - fena gitmiyo tarzında yanlış bir izlenim edinilmeye çalışılır. dosya başka bir isim ile kaydedilir nolur nolmaz diye: final report draft 1 (dosya silinse de bir kayıp yoktur aslında - yoktur birşey içinde)
- dosyanın içi açılır ve fantazi bir kapak hazırlanır. isim hoca tarih böyle formatlı mormatlı oraya çizgi buraya güzel font gibi ayarlanır. bir gün böyle heba edilir. dosya save edilir.
- raporun başlıkları yazılır. başlıkların altı daha boştur. introduction kısmına öyle uyduruk bir kaç cümle yazılır. sonra internette gezilir, mailler kontrol edilir, gelen fıkralara "eki eki komikmiş" gibisinden reply'lar edilir. haberlere bakılır. foto galerileri, facebook, youtube takılınır.
-ondan sonra vicdan sızlamasından, rapora geri dönülür ama madem internetteyim- rapora şekilli bir kaç resim ekleyeyim denir. resim aranır bir gün. doğru düzgün bir şey bulunmaz. dandirik bir tane alınır kaydedilir, insert image'dan rapora eklenir.
- rapor yazılırken etraftaki insanlardan kulaktan dolma rapor bilgileri öğrenilir. yok mahmut raporu bitirmiş yok süheylanın ki 200 sayfaymış.
- panik olunur (aslında raporuna başlamış kimse yoktur ama herkes eş zamanlı olarak panikler)
- olayın ciddiyeti anlaşılır ve rapor yazılmaya başlanır. ama akla birşey gelmemektedir. başlıktan başlığa atlanır ama içerik bir türlü doldurulamaz.
- mouse taki tekerlek ile dosya aşağı yukarı durmadan scroll edilir (rapor tesliminden sonra parmaklarda bir ağrı olacaktır )
- yazılan birkaç cümle büyük fontla ve 1.5 paragrafla düzenlenir. tekrar scroll edilir. ya bu rapor aslında uzun yav - fena gitmiyo tarzında yanlış bir izlenim edinilmeye çalışılır. dosya başka bir isim ile kaydedilir nolur nolmaz diye: final report draft 1 (dosya silinse de bir kayıp yoktur aslında - yoktur birşey içinde)
- son tarih yaklaşmaktadır ama ortada hala birşey yoktur. pc labında iken sağa sola bakılır. umutsuzca sağa sola bakan başkaları farkedilir.
- gözler oynamaya başlar kim ne yazmış diye. mümkünse yerden kalkılır, arkadaşlarının yanına eften püften soru sormak için gidilir. ağız çalışırken bir yandan, diğer taraftan gözler fel fecir olmaya başlar. eleman rapora ne yazmış, hangi web sayfaları açık dikkat edilir. eleman da kıllanır, ayaklanır ya bi işiyim der, kapatır oturumu falan. ama kişi vazgeçmez, diğerlerine de uğrar (ama o kendi bilgisayarının başında değil iken, başkaları da onun bilgilere bakar - ama arkadaş rahattır zira rapor da hala bişey yoktur). milletten öğrenilen bilgilere göre farklı dosyalar hazırlanıp, farklı isimler verilir.
- bu noktadan sonra herkes bir şekilde birbirinin raporunu dikizlemeye başlar. sonuçta herkesin raporu birbirine benzemeye başlayacaktır. buna içerik difüzyonu denir (bu tanımı şimdi uydurdum).
- internet, e book (bizim zamanımızda ne wikipedia vardı ne e-book, varsa yoksa sciencedirect) ne varsa hepsine saldırılır.
- artık resim kaydet, menüden ekle bırakılmıştır. direk copy paste yapılır.
- olay resmi de aşar, wikipedia, ne idüğü belirsiz ne kadar sayfa varsa aynen copy paste edilir. (bazı elemanlar fontların büyüklüğüne rengine falan dikkat etmez - biz asistanlar da cart diye sıfırı basarız ehe ehe)
- draft mraft gibi uyduruk isim verme olayları boş verilir. aynı dosyadan devam edilir. dosyanın sıçıp bozulma ihtimali ignore edilir. dosya corrupt olursa ki olur mutlaka - bir bilene yalvarılır. bu durumda ben genelde yavranılan olduğum için corruption ihtimalini kafamdan silerdim.
- gözler oynamaya başlar kim ne yazmış diye. mümkünse yerden kalkılır, arkadaşlarının yanına eften püften soru sormak için gidilir. ağız çalışırken bir yandan, diğer taraftan gözler fel fecir olmaya başlar. eleman rapora ne yazmış, hangi web sayfaları açık dikkat edilir. eleman da kıllanır, ayaklanır ya bi işiyim der, kapatır oturumu falan. ama kişi vazgeçmez, diğerlerine de uğrar (ama o kendi bilgisayarının başında değil iken, başkaları da onun bilgilere bakar - ama arkadaş rahattır zira rapor da hala bişey yoktur). milletten öğrenilen bilgilere göre farklı dosyalar hazırlanıp, farklı isimler verilir.
- bu noktadan sonra herkes bir şekilde birbirinin raporunu dikizlemeye başlar. sonuçta herkesin raporu birbirine benzemeye başlayacaktır. buna içerik difüzyonu denir (bu tanımı şimdi uydurdum).
- internet, e book (bizim zamanımızda ne wikipedia vardı ne e-book, varsa yoksa sciencedirect) ne varsa hepsine saldırılır.
- artık resim kaydet, menüden ekle bırakılmıştır. direk copy paste yapılır.
- olay resmi de aşar, wikipedia, ne idüğü belirsiz ne kadar sayfa varsa aynen copy paste edilir. (bazı elemanlar fontların büyüklüğüne rengine falan dikkat etmez - biz asistanlar da cart diye sıfırı basarız ehe ehe)
- draft mraft gibi uyduruk isim verme olayları boş verilir. aynı dosyadan devam edilir. dosyanın sıçıp bozulma ihtimali ignore edilir. dosya corrupt olursa ki olur mutlaka - bir bilene yalvarılır. bu durumda ben genelde yavranılan olduğum için corruption ihtimalini kafamdan silerdim.
- uyduruk bilgi sıkma olayı print alma zorunluluğu nedeniyle bitirilmelidir zira zaman geçmiş son saatlere girilmiştir. olay yeni dank eder.
-şimdi dilgilbisi kontrolüne geçilir. hatalar teker teker düzeltilir. color yerine colour, analyse yerine analyze önerilerine gıcık olunur ama birşey yapılamaz.
- düzeltmeler esnasında mesela "on the other hand" ya da "but" gibi kelimelerin çok sık yazıldığı farkedilir. worddeki eşanlamlı eklentisi ile kelimeler teker teker sağ tıklanır, furthermore, than again , ayrıca gibi kelimeler ile replace edilir.
- yanlışlıka yazılmış türkçe kelimeler, "ayrıca" gibi, yerine ingilizceleri yazılır mesela "on the other hand" :)
- dosya taranmasına taranmaktadır ama ancak yarısına gelinmiştir. dosyanın ikinci yarısı okunmaz zira vakit yoktur. yarıdan itibaran tekrar scroll edilir. yine benzer kelimeler görülür ama bu sefer o da sktr edilir. zira asistan baştan başlar okumaya da buraya kadar gelmez diye düşünlür (ama yanlış düşünülür nı ha ha (evil laugh) }:) - ya ne onun simgesi? )
- rapor pc-lab printerına gönderilir, ama nedense bugün printer biraz daha yavaş çalışmaktadır. hala hala, neden acaba? herkes aynı anda dosya yolluyor ondan olmasın
- akıllı olanlar memorystick ile basar gider fotokopiciye ve raporunu ordan çıkartır. memorystick'ine virüs bulaştırır :)
- daha akıllılar cd'ye yazar. ama gel gör ki fotokopicide ki cd okuyucu - okuma işlemi yerine daha çok dönerek gürültü yapma ve cd'yi ısıtma işlevini görür.
- en akıllılar ise raporunu çoktaaan yazıp, teslimatı yapmış. final sınavına çalışmaya başlamıştır (bu da çoooktaaaan)
- karambol bir şekilde aradan sıyrılarak alınan printler, "ya şeffaf dosyası olan var mı" sorularının ekosu içinde olan pc-labda, ya harbiden leitz (ya da kopyası olan diğer markalar) ile ya da zımba ile "son haline getirilir"
- submission için hoca aranır fellik fellik. ama hoca ya yerinde yoktur, ya da "ben toplamıyom gidin asistana verin" der. asistanın kim olduğundan bi haber öğrenci ya da öğrenci grubu bir şekilde asistanı aramaya başlar. bazen harbiden odadan ve hatta cepten arayıp yer sorarlar. bu senaryodaki asistan da nedense başka bir kampüste, alakasız büyük bir binanın garip guruk bir köşesinde ikamet etmektedir.
- çok nadir olarak rapor, evine gitmekte olan hocanın arabasına - araba hareket etmekte iken- hafif aralık olan ön koltuk penceresinden hareketli submit edilir. denenmiştir, bizati şahit olunmuştur (di mi musti :))
- taksime gidip kafa çekilir.
alınacak dersler:
- alınacak bir sürü ders vardır ama öğrenci ders almaz. benzer şeyleri diğer dönem de yaşar. hatta aynı dönemde, başka dersler için de yaşar.
felsefi çıkarım:
-şimdi dilgilbisi kontrolüne geçilir. hatalar teker teker düzeltilir. color yerine colour, analyse yerine analyze önerilerine gıcık olunur ama birşey yapılamaz.
- düzeltmeler esnasında mesela "on the other hand" ya da "but" gibi kelimelerin çok sık yazıldığı farkedilir. worddeki eşanlamlı eklentisi ile kelimeler teker teker sağ tıklanır, furthermore, than again , ayrıca gibi kelimeler ile replace edilir.
- yanlışlıka yazılmış türkçe kelimeler, "ayrıca" gibi, yerine ingilizceleri yazılır mesela "on the other hand" :)
- dosya taranmasına taranmaktadır ama ancak yarısına gelinmiştir. dosyanın ikinci yarısı okunmaz zira vakit yoktur. yarıdan itibaran tekrar scroll edilir. yine benzer kelimeler görülür ama bu sefer o da sktr edilir. zira asistan baştan başlar okumaya da buraya kadar gelmez diye düşünlür (ama yanlış düşünülür nı ha ha (evil laugh) }:) - ya ne onun simgesi? )
- rapor pc-lab printerına gönderilir, ama nedense bugün printer biraz daha yavaş çalışmaktadır. hala hala, neden acaba? herkes aynı anda dosya yolluyor ondan olmasın
- akıllı olanlar memorystick ile basar gider fotokopiciye ve raporunu ordan çıkartır. memorystick'ine virüs bulaştırır :)
- daha akıllılar cd'ye yazar. ama gel gör ki fotokopicide ki cd okuyucu - okuma işlemi yerine daha çok dönerek gürültü yapma ve cd'yi ısıtma işlevini görür.
- en akıllılar ise raporunu çoktaaan yazıp, teslimatı yapmış. final sınavına çalışmaya başlamıştır (bu da çoooktaaaan)
- karambol bir şekilde aradan sıyrılarak alınan printler, "ya şeffaf dosyası olan var mı" sorularının ekosu içinde olan pc-labda, ya harbiden leitz (ya da kopyası olan diğer markalar) ile ya da zımba ile "son haline getirilir"
- submission için hoca aranır fellik fellik. ama hoca ya yerinde yoktur, ya da "ben toplamıyom gidin asistana verin" der. asistanın kim olduğundan bi haber öğrenci ya da öğrenci grubu bir şekilde asistanı aramaya başlar. bazen harbiden odadan ve hatta cepten arayıp yer sorarlar. bu senaryodaki asistan da nedense başka bir kampüste, alakasız büyük bir binanın garip guruk bir köşesinde ikamet etmektedir.
- çok nadir olarak rapor, evine gitmekte olan hocanın arabasına - araba hareket etmekte iken- hafif aralık olan ön koltuk penceresinden hareketli submit edilir. denenmiştir, bizati şahit olunmuştur (di mi musti :))
- taksime gidip kafa çekilir.
alınacak dersler:
- alınacak bir sürü ders vardır ama öğrenci ders almaz. benzer şeyleri diğer dönem de yaşar. hatta aynı dönemde, başka dersler için de yaşar.
felsefi çıkarım:
bu kadar balık beyinli olunur mu - olunur. hepimiz olduk az cok. başka çıkarım yok.
not: özellikle boğaziçili türkçesi ile yazılmıştır. iyi halt edilmiştir :b ama arada ikamet etmek gibisinden kelimeler de kullanılmıştır. ikilemeler ile tasvir güçlendirilmiştir.
not: özellikle boğaziçili türkçesi ile yazılmıştır. iyi halt edilmiştir :b ama arada ikamet etmek gibisinden kelimeler de kullanılmıştır. ikilemeler ile tasvir güçlendirilmiştir.
Wednesday, August 8, 2012
News of Department of Pseudo Engineering Issue 0
Professor Ohandra Yuhandra received Park2 Award
Dr OY received this prize for his work on a topic that we do not get but sure all of the work is done by his graduate students. Now he is eligible to get 100000 Pseduo dollars. Congrats Professor Yuh.
Seminar on Fleeing from Seminars
Visiting Adjunct Research Associate Assistant Professor Emily Nediyi will give a seminar on Seminars on the roof on Monday. In her speech, she will reveal valuable secrets of escaping from the seminars but later how to give the impression that you were there. For those interested, you should really attend this time!
Doctor Liam Nogard had a son!
Doctor Nogard and his lovely wife Ms. Nogard (I forgot her name Sumatran, if you know her name type it here or delete this message in the parenthesis before sending this newsletter to everyone. don't forget, ok. I don't want to get fired!) had a baby child recently. Yes we are all suprized how he can managed that but he did. His name is undecided yet but they are in between "Quasi" and "Velocity". Hope you have a steady life baby!
New Student Clubs
A number of students clubs will be established on the behalf of the Department of Pseudo Engineering with no financial support. Current candidates are
pic: pseudo idea club
texas: the exam archieve society
copa: copy paste association
pes: pseudo engineers society
oha: ordinary human act
This list might be modified. If you have any ideas on alternative student clubs, send an e-mail to dummyemail@pe.hebele.edu. All of your emails will be evaluated. Really!
See you in the next issue!
-------------------------------------
Department of Pseudo Engineering is an OBET* accredited program.
* obet: office boy erhan turan
Dr OY received this prize for his work on a topic that we do not get but sure all of the work is done by his graduate students. Now he is eligible to get 100000 Pseduo dollars. Congrats Professor Yuh.
Seminar on Fleeing from Seminars
Visiting Adjunct Research Associate Assistant Professor Emily Nediyi will give a seminar on Seminars on the roof on Monday. In her speech, she will reveal valuable secrets of escaping from the seminars but later how to give the impression that you were there. For those interested, you should really attend this time!
Doctor Liam Nogard had a son!
Doctor Nogard and his lovely wife Ms. Nogard (I forgot her name Sumatran, if you know her name type it here or delete this message in the parenthesis before sending this newsletter to everyone. don't forget, ok. I don't want to get fired!) had a baby child recently. Yes we are all suprized how he can managed that but he did. His name is undecided yet but they are in between "Quasi" and "Velocity". Hope you have a steady life baby!
New Student Clubs
A number of students clubs will be established on the behalf of the Department of Pseudo Engineering with no financial support. Current candidates are
pic: pseudo idea club
texas: the exam archieve society
copa: copy paste association
pes: pseudo engineers society
oha: ordinary human act
This list might be modified. If you have any ideas on alternative student clubs, send an e-mail to dummyemail@pe.hebele.edu. All of your emails will be evaluated. Really!
See you in the next issue!
-------------------------------------
Department of Pseudo Engineering is an OBET* accredited program.
* obet: office boy erhan turan
Projects of the Department of Pseudo Engineering
MS Topics
1- Solution of Navier-Stokes Equations is Yampiri Coordinate Systems.
2- Image processing to detect cheats on Homework Assignments.
3- Instrumentation, Manufacturing and Characterization of Nano-sized Formula Sheets.
4- Analysis of blade colors of wind turbines for hypnotized cows.
5- Robust control of robots
6- Finite element analysis of Human Posture that performs Finite Element Analysis.
7- Implicit looking Explicit Methods on the study of highly nonlinear problems: linear case
PhD Topics
1- Homotopy based Conjugation of Anisotropic Materials through Orthotropic Porous Media with Toughness Controlled Fatigue Life Prediction.
2- Parallel processing of advisor generated sub MS Theses while pursuing a PhD
(this project is canceled)
Industrial Projects
1- Analysis of automotive control for novice drivers.
2- Inelastic flow modeling with not so elastic reporting schedule.
3- Modeling of an internal combustion engine of a car with no service since years.
1- Solution of Navier-Stokes Equations is Yampiri Coordinate Systems.
2- Image processing to detect cheats on Homework Assignments.
3- Instrumentation, Manufacturing and Characterization of Nano-sized Formula Sheets.
4- Analysis of blade colors of wind turbines for hypnotized cows.
5- Robust control of robots
6- Finite element analysis of Human Posture that performs Finite Element Analysis.
7- Implicit looking Explicit Methods on the study of highly nonlinear problems: linear case
PhD Topics
1- Homotopy based Conjugation of Anisotropic Materials through Orthotropic Porous Media with Toughness Controlled Fatigue Life Prediction.
2- Parallel processing of advisor generated sub MS Theses while pursuing a PhD
(this project is canceled)
Industrial Projects
1- Analysis of automotive control for novice drivers.
2- Inelastic flow modeling with not so elastic reporting schedule.
3- Modeling of an internal combustion engine of a car with no service since years.
Syllabus of PE 303
PE 303 - Numerical Manipulation
Instructor: Dr. Hu Xu Yong Song Kong Chi
hxysk_chi@hebele.edu
TA: Halupatran Mallakamatran Sumatran
mal_sumatran@cnmlab.pe.hebele.edu
Lecture Hours: MM WW 12 12
Office Hours: M F 0 9
Course Description:Solution of solvable systems.Application of and avoidance from numerical methods.Definition of bunch of techniques and their beyond recognition convergence theories. numerical differentiation and integration with differentiable and integrable systems
Textbook. Mathematical formulations of variational topologies and convergence theories of nonlocal discontinuities . Vazalov Sumicovski. Kremlin Publications, Moscow, 1949
Tentative Schedule:
Week 1 - Error
Instructor: Dr. Hu Xu Yong Song Kong Chi
hxysk_chi@hebele.edu
TA: Halupatran Mallakamatran Sumatran
mal_sumatran@cnmlab.pe.hebele.edu
Lecture Hours: MM WW 12 12
Office Hours: M F 0 9
Course Description:Solution of solvable systems.Application of and avoidance from numerical methods.Definition of bunch of techniques and their beyond recognition convergence theories. numerical differentiation and integration with differentiable and integrable systems
Textbook. Mathematical formulations of variational topologies and convergence theories of nonlocal discontinuities . Vazalov Sumicovski. Kremlin Publications, Moscow, 1949
Tentative Schedule:
Week 1 - Error
- definition of error
- sources of error
- get rid of error
Week 2 - Photoshop
- essentials of curve manipulation
- graph coloring
- photoshop demo
Week 3-4 Linear systems
- solution of linear systems if the solution is known
- generation of pseudo solutions
- gaussian elimination by hand
Week 5-7 Nonliear systems
- generation of nonlinear systems via linear systems
- how to find someone to beg for solving your nonlinear problem
- urban legend: matlab solves everything
- newtons method and nonsense
Week 8 Numerical Differentiation
- finding 7 difference between two images (that have numbers on them)
- finite difference for indifferent functions
- get rid of error
Week 2 - Photoshop
- essentials of curve manipulation
- graph coloring
- photoshop demo
Week 3-4 Linear systems
- solution of linear systems if the solution is known
- generation of pseudo solutions
- gaussian elimination by hand
Week 5-7 Nonliear systems
- generation of nonlinear systems via linear systems
- how to find someone to beg for solving your nonlinear problem
- urban legend: matlab solves everything
- newtons method and nonsense
Week 8 Numerical Differentiation
- finding 7 difference between two images (that have numbers on them)
- finite difference for indifferent functions
Week 9 Numerical Integration
- trapezoid rule
- zigot rule
- zamazingo rule
Week 10 ODE solution
- runge-kutta method
- ronaldo method
- yok artık lebron james technique
Week 11-13 PDE solution
- jacobi method
- boheme method
- harita metot
- trapezoid rule
- zigot rule
- zamazingo rule
Week 10 ODE solution
- runge-kutta method
- ronaldo method
- yok artık lebron james technique
Week 11-13 PDE solution
- jacobi method
- boheme method
- harita metot
Midterms: There are 2 midterms and a final. Midterms are 30 % of the Final and Final is 120 % of the Homeworks
Homework: Homework is 40 % of overall grade. Best HW is 15 % of overall Homework but 20% of the second midterm.
Grading: 1 AA, 2 BA, 3 BB, 4 CB, 5 CC, 6 DC, 7 DD and rest is F
Homework: Homework is 40 % of overall grade. Best HW is 15 % of overall Homework but 20% of the second midterm.
Grading: 1 AA, 2 BA, 3 BB, 4 CB, 5 CC, 6 DC, 7 DD and rest is F
graduate grades of department of pseudo engineering
F : Fail
F : Funding not enough
P : Pass
P : Pain relief
I : Incomplete
I : Inevitable fail
NP : Not Present
NP : Nice Party
R : Repeat
R : Responsible
NC: Non Credit
NC: Non Course attendee
L : Leave
L: Loose
TP: Thesis in Progress
TP: Totally under Pressure
W : Withdraw
W : Whatta!?
Q : Qualifying
Q : Questioning
RM: Remedial
RM: Remorse
F : Funding not enough
P : Pass
P : Pain relief
I : Incomplete
I : Inevitable fail
NP : Not Present
NP : Nice Party
R : Repeat
R : Responsible
NC: Non Credit
NC: Non Course attendee
L : Leave
L: Loose
TP: Thesis in Progress
TP: Totally under Pressure
W : Withdraw
W : Whatta!?
Q : Qualifying
Q : Questioning
RM: Remedial
RM: Remorse
course schedule of department of pseudo engineering
PE 120: Introduction to Engineering Misery
(co-requisite PSY 333: Dealing with Wrong Decisions)
PE 318: Chinese Manufacturing Techniques
PE 335: Just Modeling Not Controlling of Dynamic Systems
PE 345: Mechanics of Municipality
PE 353: Flood Mechanics
PE 362: Homework Transfer
PE 501: Mathematics for Excel-Engineers
PE 503: Introduction to Attendance Requirements of Continuum Mechanics
PE 666: Variational Methods and Its Contradictions
PE 790: PheaDache
more courses will be offered time to time
özlü sözler
- bugünün run'ını yarına bırakma.
- sakla arşivi gelir examı.
- erken kalkan hss alır.
- bana tezini söyle sana danışmanın kim söyliyim.
- alma advisor'ın ahını, çıkar dilekçe dilekçe.
- acele teze fbe karışır.
- tezin neresinden dönersen kardır.
- uzaktan tez başlığı hoş gelir.
- hatasız kod olmaz.
- objection etme ne olur, çalış senin de olur.
- analojide hata olmaz.
- co advisor, advisor yarısıdır.
- sunumda keramet vardır.
- referansı çalan kılıfını hazırlar.
- mart ayı add-drop ayı.
- consetin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü.
- schedule'luma dokunma!
- iki bayram arası tez sunulmaz.
- her boundary layer'ın dibi aynıdır.
Uyduruk Izdivac Dialoglari 1
Paravanin ardindaki bayan (XX): XY Bey romantik misinizdir?
Paravanin diger tarafindaki bay (XY): Evet ben cok romantigimdir.
Sunucu(S): Mesela XY Bey, örnek verin. Neler yaparsiniz romantik!
XY: Siir okurum ben
Seyirci (Alkis): Ooooooooh
S: Vay okusun mu bi tane XX Hanim
XX: Evet okuyun XY Bey!
XY: Ya utanirim simdi S hanim!
S: Hadi amaaah. Oku da etkile XX Hanimi!
XY: Okuyorum o zaman!
S: Oku ayol!
XY: Okuyorum: Korkmaaaa sööönmez buuu şaaafaaak.
Laaarda yüüüzen al sancaaak!
XX: !!!!
S: Anamm bu istiklal marsi!
XY: Bana cok duygusal geliyiiii.
S: XY Bey duygusal demedik romantik dedik
XY: Evim var kirada, acalim mi paravani?
Subscribe to:
Posts (Atom)